Ceyda Karadaş’la Bir Söyleşi: Eğitim Sıralarında Mor Sertifika


Söyleşi

Söyleşiyi Hazırlayan
Nursel Avcı
Psikolog

 

Ceyda Karadaş 1986 yılında Ankara’da doğdu. 2004 yılında Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’ne başladı ve eğitimi sırasında toplumsal cinsiyet çalışmalarına odaklanmayı tercih etti. Lisans eğitimini “Avrupa Birliği Uyum Yasa Paketleri’nde Kadın” konulu projesiyle tamamladıktan sonra 2008 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları yüksek lisans programına başladı ve programdan “Estetik Operasyonlar Öncesi ve Sonrasında Kadınların Güzellik Algısı” konulu teziyle mezun oldu. 2018 yılından bu yana Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi’nde (SU Gender) Mor Sertifika Proje Koordinatörü olarak görev yapıyor ve bir kedisiyle İstanbul’da yaşıyor.

Sizi cinsiyetle ilgili çalışmalara yönelten bir hikâyeniz var mı? Bize cinsiyet çalışmalarına dâhil olma sürecinizden bahsedebilir misiniz?

Toplumsal cinsiyet üzerine çalışan kişilerin genellikle bu alanla ilişkili kişisel ve özel bir bağı olduğu düşünülüyor ve bu varsayım genelde doğru oluyor. Eşitliğe dair fikirlerimin oluşması ve adını o sırada o şekilde koymayı bilmiyor olsam da feminist olarak yetiştirilmem ailemden dolayı sahip olduğum bir şans. Cinsiyetim, dahil olduğum herhangi bir verili grup, doğuştan veya sonradan edinilmiş herhangi bir özelliğimin beni bir insan olarak kimseden daha değersiz yapamayacağı gibi, benim de kimseye ayrımcılık yapmama neden olamayacağını ailemden öğrendim. Bunun teorik karşılığının ise feminizmle örtüştüğünü, üniversite 2. sınıfta karşıma çıkan seçmeli derslerimde gördüm. 2008 yılında ise akademik anlamda hayatıma toplumsal cinsiyet çalışmaları ile devam etmem gerektiğine karar verdim. “Hepimiz özgür olana kadar hiçbirimizin gerçekten özgür olamayacağı” fikriyle o günden bu yana en kapsayıcı biçimde, toplumsal cinsiyet çalışmaları alanında varlık göstermeye ve daha çok öğrenmeye çalışıyorum.

Mor Sertifika Programının oluşum süreci nasıl gelişti? Programın tarihçesini ana hatlarıyla anlatabilir misiniz?

Mor Sertifika Programı, 2007 yılında Sabancı Vakfı’nın desteğiyle Türkiye’nin farklı illerinden lise öğretmenlerine toplumsal cinsiyet farkındalığı kazandırmak amacıyla yola çıkmış olan ve Sabancı Vakfı tarafından en uzun süredir desteklenen projelerden biri olmanın mutluluğuyla yoluna devam eden, eğitim odaklı bir proje. 2006-2007 Birleşmiş Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Geliştirilmesi Ortak Programı (BMOP) çerçevesinde farklı illerden lise öğretmenleriyle, akademinin bilgisi ve öğretmenlerimizin tecrübesini bir araya getirmek üzere yola çıkan projemiz, kurucu Rektörümüz Tosun Terzioğlu’nun desteği ve üniversitenin farklı fakülte ve birimlerinden gönüllülerin hevesli katılımıyla ilk adımlarını atarak yola çıktı. Süreç içerisinde öğretmen adaylarıyla birlikte eğitimin farklı kademelerindeki öğretmen ve öğrencileri de programa dâhil ederek eğitim faaliyetlerini ve materyal üretme çalışmalarını her geçen yıl geliştirerek sürdürmekte.

Mor Sertifika Programının temel amacı nedir?

Mor Sertifika Programının amacını, lise öğretmenleri ve öğrencileri arasında toplumsal cinsiyet farkındalığı kültürü oluşturarak, bu farkındalığın ders içi pratiklerine yansımasını sağlamak ve bu bağlamda eğitimde toplumsal cinsiyet farkındalığına ilişkin dönüşümler yaratmak biçiminde açıklayabiliriz. Bu amaç doğrultusunda toplumsal cinsiyet odaklı sertifika programları düzenliyor ve bu pratikleri sınıf içinde uygulanabilir hâle getirmek için Mor Dosya adı verilen sınıf içi materyal setleri hazırlıyoruz.

Mor Sertifika bünyesinde kimler çalışıyor? Meslek gruplarının çalışma alanları nelerdir?

Mor Sertifika’nın odaklandığı grupları genel olarak üçe ayırabiliriz: Öğretmenler, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve öğretmen adayları. İlk grup olan öğretmenleri de lise öğretmenleri ve diğer tüm öğretmenler olarak gruplayabiliriz. Mor Dosya adı verilen sınıf içi materyalleri oluşturmak üzere her sene oluşturduğumuz ekiplere, kademe farkı olmadan tüm öğretmenlerimiz başvurabiliyor ve bir yıl boyunca uzmanlarımız ve Mor Sertifika ekibi ile çalışarak altı alanda materyal oluşturabiliyor. Burada ise ne yazık ki bir şehir kısıtlamamız var: Mor Dosya ekipleri bu sene için yalnızca İstanbul ve Ankara’da ikamet eden öğretmenlerimize açık. İlk sene yalnızca İstanbul’da olan bu ekibi bu sene Ankara’ya da genişlettik ve önümüzdeki yıllarda çok daha fazla şehirden öğretmen kabul etmek üzere çalışacağız. Tüm Türkiye’den lise öğretmenleri için ise, yılda bir defa gerçekleştirdiğimiz Yaz Okulu, bizimle bir araya gelmek için başka bir alan. Yaz Okulu’na kabul edilen 50 öğretmenimizin tüm ulaşım ve konaklama masraflarını karşılayarak onları bir hafta kampüsümüzde misafir ediyor, toplumsal cinsiyet üzerine atölyeler düzenleyerek beraber çalışıyoruz. İkinci grup olan sivil toplum çalışanları programı da tüm Türkiye’den, tüm alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarına açık. Son grubumuz olan öğretmen adayları için tasarladığımız Genç Mor Sertifika Programında da eğitim fakültelerinde okuyan her alandan, her şehirden öğretmen adaylarımızı bir hafta bir araya getirip, toplumsal cinsiyete dair fikir alışverişi yapıyor ve birbirimizden öğrenmeye devam ediyoruz.

Mor Sertifika Programına kimler katılabiliyor? Katılımcılar nasıl bir süreçten geçiyor? Biraz daha detaylandırır mısınız?

Mor Sertifika dediğimizde herkesin aklına tek bir eğitim geliyor, ancak üç sertifika programımız da birbirinden farklı gruplar için tasarlanıyor. Az önce bahsettiğim üç grup olan lise öğretmenleri, eğitim fakültesi öğrencileri ve sivil toplum çalışanlarının her biri, kendi gruplarına özel tasarlanan bir eğitim sürecinde bizlerle birlikte oluyor. Üç eğitimin tümü, Türkiye’nin her yerinden katılımcılara açık. Şehir ve çalışma alanı çeşitliliği gözeterek tüm başvuruları tek tek inceleyen komitemiz, eğitime katılacak kişileri belirledikten sonra tüm katılımcılarımızın konaklama ve ulaşımını biz organize ediyoruz. Yaz Okulu ile Genç Mor Sertifika eğitimlerimiz altı gün, Sivil Toplum Kuruluşları için Toplumsal Cinsiyet Eğitimi ise dört gün devam ediyor. Programlarımızın hepsinde öncelikle toplumsal cinsiyetin temel kavramları üzerine düşünüp ortak bir zemin oluşturduktan sonra, programın katılımcı grubuna uygun olarak toplumsal cinsiyet alanında derinleşmeye başladığımız atölyeler, oturumlar ve sohbetler gerçekleştiriyoruz. Programlarımız yalnızca gün içinde görünse de program boyunca bir arada olan katılımcılarımız akşamları da ödevler, aktiviteler, film gösterimleri ve söyleşilerle aslında kesintisiz bir süreç geçirmiş oluyorlar.

Mor Sertifika Programına katılanların görev ve sorumlulukları nelerdir?

Mor Sertifika Programına katılan katılımcılardan, program sonrasında yapmaları gerekenlere dair bir taahhüt almak, onlara spesifik görevler vermek gibi bir sürecimiz yok. Ancak bu eğitimden sonra katılımcı gruplar o kadar motivasyonu yüksek bir şekilde şehirlerine dağılıyor ve toplumsal cinsiyete dair çalışmayı gönüllü bir görev olarak benimsiyorlar ki, zaten böyle bir yaptırıma ihtiyaç duymuyoruz. Bizim programımız sırasında edindikleri bilgi ve farkındalığı öğretmenlerimiz sınıflarına, sivil toplum kuruluşları çalışanları çalışma alanlarına, öğrenciler ise atanacakları okullara dönüştürülmüş biçimde götürüyor. Bu yetkinliklerin bu kadar dönüştürülüp, en faydalı hâle getirilebilmesine her seferinde çok şaşırıyoruz. Programlarımızdan altı ay sonra gerçekleştirdiğimiz odak grup toplantılarında katılımcılarımız ile yeniden görüştüğümüzde onlardan öğrendiğimiz her şey, bir sonraki program tasarımında kullanılıyor ve bu bizim gelişmemizi sonsuz hâle getiriyor. Katılımcılarımız ile bağlarımız hiç kopmuyor, on yıl önce programa katılmış öğretmenlerimizle bile sıklıkla görüşmeye, onları şehirlerinde ziyaret etmeye devam ediyoruz.

Mor Sertifika Programının hedef kitlesi sadece lise öğretmenleri, eğitim fakültesi öğrencileri ve sivil toplum kuruluşu çalışanlarından mı oluşuyor?

Hedef kitlemiz az önce bahsettiğim lise öğretmenleri, eğitim fakültesi öğrencileri ve sivil toplum kuruluşu çalışanları olan üç grup gibi görünse de bunların yanında üç hedef grubumuz daha var: İlk grubumuz olan, tüm Türkiye’den kademesi fark etmeden tüm öğretmenlerimizin, ücretsiz olarak web sitemizden indirebileceği Mor Dosyaları indirerek sınıflarında, öğrenci kademelerine uygun biçimde uygulaması, bu uygulamalar ile öneri ve eleştirilerini bize iletmeleri. İkinci grup ise, bu sınıf içi materyalin uygulanacağı kişiler olan lise öğrencilerinin bizlere görüşlerini iletmeleri. Son grup ise, yeni öğretmenler yetiştiren eğitim fakültelerinde görevli olan akademisyenlerin hem programlarımızın geneli hakkında hem de Mor Dosyalar hakkında bizimle görüşlerini paylaşmaları. Bu arada, öğretmenlerimiz ve akademisyenlerimizden bizi davet edenler olursa, yakın şehirlerinde bir aktivitemiz olduğunda tüm şartları zorlayarak onları da ziyarete gitmeye çalışıyoruz. Böyle bir davet için bize ulaşmak istenirse e-postalarını heyecanla bekleyeceğiz.

Bu konudaki çalışmalarınızın etkililiği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Çalışmalarımızın hepsinde ölçme-değerlendirme uzmanları ile çalışıyoruz ve ne ölçüde etkili olduğumuzu öğrenmek için çaba gösteriyoruz. Tüm eğitmenlerimiz bağımsız ölçme-değerlendirme uzmanlarınca başından sonuna takip edildiği gibi, eğitimleri takip eden 6 ay içinde de odak grup görüşmeleri yapıyor ve katılımcılarımızın eğitimimizle nasıl dönüştüğünü izliyoruz. Eğitimlerin yanı sıra devam ettiğimiz Mor Dosya çalışmalarımız henüz çok yeni olduğundan değerlendirmesi üzerine önümüzdeki aylarda çalışmaya başlayacağız. Dosyalarımızı kullanan tüm öğretmenlerimiz, materyalleri bizim tahminlerimizin de ötesinde dönüştürüyor ve neredeyse baştan yaratıyor. Hem bu kullanım alanlarını onlardan öğrenmek, hem de dönüştürülmüş materyalleri diğer öğretmenlerimizle paylaşmak üzere önümüzdeki aylarda dosya değerlendirmelerimize de başlayacağız. Mor Sertifika’ya dahil olan bir katılımcı, artık Mor Sertifika ailesinden oluyor, onlarla bağlarımızı koparmıyor, şehirlerinde ziyaret edip onlardan öğrenmeye ve bildiklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz. Gördüğümüz ve ölçme-değerlendirme uzmanlarından aldığımız geri bildirimlere bakarsak çalışmalarımızın etkisinin kalıcı ve dönüştürülebilir olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu program çerçevesinde çalışma yürüttüğünüzde ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz? Programın eksik kaldığını düşündüğünüz yanları var mı?

Programımıza çok fazla öğretmen, öğretmen adayı ve sivil toplum kuruluşu çalışanı ilgi gösteriyor. Mor Sertifika Programı olarak tüm bu gruplarla iş birliği yapmayı biz de çok istiyoruz. Ancak ne yazık ki her proje gibi bizim de sınırlarımız ve odaklandığımız alanlar olduğu için bazen gelen tüm taleplere yetişemediğimiz oluyor. Bir eksiklik olarak görmesek de geliştirmek istediğimiz yanlarımızdan bir tanesi, Mor Sertifika Programına dokunmuş olan tüm katılımcılarımızın birbirine ulaşıp fikir alışverişi yapabileceği ve iletişimini sürdürebileceği bir forum oluşturma düşüncesi. Son olarak, şu anda yalnızca İstanbul ve Ankara’da devam ettirdiğimiz Mor Dosya materyal hazırlama ekiplerini ileride başka şehirlerde de oluşturabilmeyi umuyoruz.

2019’un mart ayında Mor Sertifika Programı ekibi olarak Van’a gelmiştiniz. İlerleyen zamanlarda Van yerelinde herhangi bir faaliyet gerçekleştirme planınız var mı?

Van bizim için çok özel bir Mor Sertifika şehri. Hem en eski Mor Sertifikalı öğretmenlerimizle buluşabildiğimiz, hem de sivil toplum bağları sayesinde bizi çok heyecanlandıran proje ve aktivitelerin tüm zorluklara rağmen gerçekleştiği bir şehir olarak Van, her zaman faaliyetlerimizi uygulayacağımız şehirlerimizden olacak. Bu sene Van’ı ziyaret ettiğimiz için Van’a bu sene yeniden gelmeyecek olsak da (en azından planlı bir ziyaretimiz 2019 sonuna kadar yok) sivil toplum kuruluşları için Toplumsal Cinsiyet Eğitimi’ne ve Genç Mor Sertifika Eğitimi’ne çok güçlü başvurular bekliyoruz. Temmuz ayı sonunda gerçekleştirilmiş olan Mor Sertifika Yaz Okulu’na iki adet öğretmenimizi kabul ettik ve bu bağların her geçen yıl daha da güçlenerek büyüyeceğinden eminiz.

Samimi cevaplarınız ve bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Comments are closed.