LGBT Ayrımcılığının Psikolojik Etkileri


Çeviri

 

Mike Friedman
Klinik psikolog (PhD)

Çeviren: Gökçe Ayyıldız
Psikolog

 

LGBT topluluğuna her gün nasıl zarar veriliyor?

Lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (LGBT) insanlara karşı ayrımcılık şimdilerde dünyanın gündeminde. Rusya’nın 2014 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapması sadece ülkenin sert eşcinsel karşıtı yasalarına değil, her yerde LGBT bireylere karşı davranışlara da ışık tuttu. LGBT bireylerin kabulünde önemli kazanımlar elde edilirken, diğer taraftan LGBT’lilere yönelik önyargı hâlâ yaygın ve oldukça ciddi (olumsuz) zihinsel sağlık sonuçlarına sahip.[1]

LGBT bireylere karşı ayrımcılık yaygındır. Eşcinsel veya biseksüel insanların, heteroseksüel insanlara kıyasla cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa maruz kalmaları 10 kat daha olasıdır. Kötü muamele, tehlikesiz şakalardan sözlü hakaretlere, eşit olmayan muamelelere ve en uç durumlarda fiziksel şiddete kadar birçok biçimde ortaya çıkmaktadır. Dahası, birçok LGBT birey için önyargı her yerde ve yaşam boyu devam etmektedir: Evde, okulda, işyerinde ve toplumda.

Reddetme genellikle evde başlamaktadır. LGBT gençler yönelimlerini açıkladıklarında yaklaşık %50’si olumsuz tepkiye maruz kalmakta, %30’u fiziksel istismara uğramakta ve %26’sı evden kovulmaktadır. Aslında, LGBT gençler, tüm evsiz gençlerin %40’ını oluşturmaktadır ve bu hususta aile reddi birincil nedendir. Ayrıca, aile reddini bildiren LGBT yetişkinlerin, reddedilen heteroseksüel genç yetişkinlere göre depresyona girme olasılıkları altı kat; yasadışı uyuşturucu kullanma olasılıkları üç kat ve intihar girişiminde bulunma olasılıkları sekiz kat daha fazladır.

LGBT çocuklarda zorbalık, okullarda da yaygındır. Bir okul yılı boyunca %85’i sözlü olarak zorbalığa maruz kalmaktadır. Yapılan bir ankete göre, bu sözlü tacizler çoğu kez şiddete dönüşmektedir: Katılımcıların %40’ı fiziksel zorbalığa ve %19’u cinsel yönelimleri nedeniyle okulda fiziksel saldırıya uğradıklarını bildirmişlerdir. Zorbalık, LGBT çocukların %30’u kendilerini güvende hissetmedikleri için okula gelememeleri gerekçesiyle bu denli yoğun olabilir.[2] Dahası, cinsel yönelim nedeniyle yapılan zorbalık, depresyonun artmasına ve intihar girişimlerinde neredeyse altı kat artan bir riske neden olmaktadır.

Ayrımcılık ve taciz işyerinde genellikle yaygındır. Deneysel bir çalışmada, yedi eyaletteki iş ilanlarına 1769 çifturgusal özgeçmiş gönderilmiştir. Kurgusal özgeçmiş formları, seçkisiz olarak deney ve kontrol gruplarına verilmiştir. Deney grubunda bulunan adayların özgeçmişlerinde, kampüsteki gey organizasyonlarına dâhil oldukları belirtilmiştir. Buna göre gey organizasyonlarına dâhil olduğunu belirten başvuru sahiplerinin görüşme için çağrılma olasılığının %40 daha az olduğu gözlemlenmiştir.

İşyerinde yetişkin LGBT’lerin %42’si en az bir kez ayrımcılığa maruz kalmaktadır; açıkça eşcinsel olduğunu belirten yetişkinlerin oranı, cinsel yönelimini gizleyen yetişkinlerin 4 katıdır. Ayrıca, işyerinde ayrımcılık yaşayan çalışanlarda, ayrımcılık yaşamamış çalışanlardan daha yüksek düzeyde psikolojik sıkıntı ve sağlıkla ilgili sorunlar görülmüştür. Ayrımcılığın yüksek olması, ayrımcılığa maruz kalmayan LGBT çalışanlara göre daha az iş doyumu, daha fazla işe devamsızlık ve daha sık işten çıkarılma düşüncesi anlamına gelmektedir.

LGBT bireylere karşı önyargı, yasalara göre eşit olmayan muamele ile devam etmektedir. Rus hukuku cinsellik konusunda herhangi bir tartışmayı bile keskin şekilde yasaklarken, yasaların eşit evlilik ve evlat edinme haklarını reddetmesi olağandır. Araştırmalara göre medeni hakların reddedildiği bir bölgedeki LGBT bireylerde, medeni haklara sahip eyaletlerdeki LGBT bireylerden daha yüksek düzeyde genel psikolojik stres, depresyon, anksiyete ve alkolün kötüye kullanımı gözlenmiştir.

Evlat edinme hakkının reddedilmesi de benzer bir etkiye sahiptir. Yapılan bir çalışmada, ayrımcı yasaları olmayan bölgelerde çocuk yetiştirmek isteyen eşcinsel erkeklerin, çocuk planı olmayan eşcinsel erkeklere göre özgüvenlerinin daha yüksek olduğu ve daha az depresyon belirtilerine sahip oldukları gözlenmiştir. Fakat evlilik ve evlat edinme yasalarında ayrımcılığın olduğu eyaletlerde, çocuk yetiştirmek isteyen eşcinsel erkekler, çocuk planı olmayan eşcinsel erkeklere göre daha düşük benlik saygısına ve daha fazla depresif belirtilere sahiptir.

Rus Neo-Nazi grubunun LGBT bireylere karşı yayınladığı yeni bir video, oldukça ciddi nefret suçu tehdidine işaret etmektedir. Tahminler, LGBT’lerin %20-25’inin cinsel yönelimleri nedeniyle cezai mağduriyet yaşadıkları yönünde. Ayrıca diğer suç mağdurlarıyla karşılaştırıldığında LGBT nefret suçu mağdurları depresyon, öfke, endişe ve travma sonrası strese bağlı semptomları daha fazla göstermektedirler.

Peki, ne yapılabilir? Araştırmalar, desteğin önemli olduğunu göstermektedir. Bu destek, son zamanlarda NFL[3]’nin Michael Sam’ın eşcinsel olduğunu duyurması ihtimaline karşı halkın verdiği tepkide görülmektedir. Aileden, işyerinden ve arkadaşlardan yüksek düzeyde alınan destekle, LGBT bireylerde psikolojik sıkıntılar azalmaktadır.

Bulgulara göre, net şekilde LGBT karşıtı zorbalık yasalarına ve destekleyici eğitimcilere sahip destekleyici bir okul ortamının, zorbalığı azalttığı görülmektedir. Ayrıca, açıkça LGBT ayrımcılığının önlenmesine yönelik çalışmaları ve nefret suçu yasası olan eyaletlerdeki LGBT bireyler, bu tür bir korumaya sahip olmayan eyaletlerdeki LGBT bireylerden daha düşük psikiyatrik bozukluklar göstermektedir.

Son olarak, LGBT bireyler için eşit haklar sağlayan yasalar, zihinsel sağlığını iyileştirir. Savcı Eric Holder’ın aynı cinsiyetten evliliğin tanınmasını genişletme kararı, federal hukuki meselelerde elde edilen kazanımları temsil eden bir değişimdir.

Rusya’daki LGBT bireylerin yaşadıkları sıkıntılar trajiktir. Soçi’deki Olimpiyat Oyunları ile bu sıkıntılar aydınlatılacak olsa da, çok ciddi bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Her yerde LGBT bireylere karşı ayrımcılık konusunda farkındalık yaratmaya devam etmeli ve bu adaletsizliği düzeltmek için çareler aramalıyız.

Yazının orijinal adı: The Psychological Impact of LGBT Discrimination

Yazının alındığı internet sitesi: https://goo.gl/n1sWBc

[1] Yapılan bir çalışmaya göre eşcinseller, stresin tetiklediği psikiyatrik bozukluklar konusunda heteroseksüellerden daha fazla risk altındadır. Araştırmanın sonucuna göre bu duruma %42’lik bir oranla maruz kaldıkları ayrımcılık neden olmuştur. (Bkz. https://goo.gl/za1pzQ) (ç.n.)

[2] 2012 yılında New York Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmanın sonuçlarına göre, okul içinde şiddete maruz kalan LGBT öğrencilerde düşük özgüven, kötü not ortalaması ve artan devamsızlıklar gözlenmiştir. Aynı çalışmada LGBT bireylere karşı saldırıları azaltmaya yönelik okulda uygulanan çalışmalarla ve destekleyici eğitimcilerle LGBT öğrencilerin daha sağlıklı bir eğitim dönemi geçirdikleri gözlenmiştir. (Bkz. https://goo.gl/ATqGWS) (ç.n.)

[3] NFL (National Football League), en önemli ve büyük profesyonel Amerikan futbolu ligidir. Ligde ABD’nin farklı şehirlerinden ve bölgelerinden toplam 32 takım yer almaktadır. (ç.n.)