Dilpaqij ile Kısa Bir Söyleşi 


Söyleşi

 

 

Söyleşiyi Hazırlayan
Hüseyin Kurt
Psikolog

 

Dilpaqij[1], hayatını seks işçiliği yaparak sürdüren transseksüel bir bireydir. İkinci sayımızda kendisine yaşamıyla ilgili birtakım sorular sorduk. Şimdi, sizleri Dilpaqij’in sorularımıza verdiği yanıtlarla baş başa bırakıyoruz.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

Adım Dilpaqij, 37 yaşındayım. Transseksüel bir Kürt kadınıyım. 20 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Hayatla zorlu bir mücadele hâlindeyim.

Cinsel kimliğinizi ne zaman fark ettiniz?

6-7 yaşlarındayken bendeki farklılığı anlamıştım. Daha çocukken erkeklere karşı hislerim olduğunu, kadınsı duygularımın ağır bastığını fark etmiştim ama tam anlamıyla anlamlandıramadığım, tanımlayamadığım duygulardı bunlar. Yaşım ilerleyip farklı insanlarla tanışıp çevremde eşcinsel LGBTİ bireyler oldukça kimliğimin daha net bir şekilde farkına vardım.

Ailenize anlattınız mı, tepkileri ne oldu?

Aileme anlattım, ailem her şeyi biliyor ama tabi ki kabul etmiyorlar bu tür bir şeyi. Doğulu bir ailem olduğu için tepkileri daha sertti, muhtemelen Batıda yaşayan bir aile olsaydık tepkili olmazlardı ya da bu kadar sert tepki göstermezlerdi. Hiçbir şekilde ailemle görüşmüyorum. Onlar beni kabul etmiyorlar, tabi ben de hâliyle onları kabul etmiyorum.

Trans bireyler toplumda ne gibi zorluklar yaşıyorlar?

Türkiye’de trans kadın olmak gerçekten kolay değil. Gezerken, seyahat ederken, kamu ve sağlık hizmetlerinden faydalanırken toplumda aklınıza gelebilecek her alanda ayrımcılıkla karşılaşıyor ve ciddi zorluklar yaşıyorsunuz. Maalesef Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinde bu ayrımcılığa daha fazla maruz kalıyorsunuz. Bu toplumda trans olmak gerçekten çok zor. 

Transların özellikle iş bulma konusunda çok ciddi sorunlarla karşılaştıkları söylenir. Bu konudaki düşünceleriniz neler?

İş bulma konusuna gelirsek translar kolay kolay sıradan bir işte çalışamıyorlar. Yani translar ne bir iş yeri açabiliyorlar ne de bir mekânda çalışabiliyorlar, çalışanların sayısı da çok az. Türkiye’deki trans bireylerin büyük bir çoğunluğu sokaklara mahkûm ediliyor, seks işçiliği yapıyorlar ya da gece hayatında zevk ve eğlence kültüründe iş bulabiliyorlar. Toplum ve devlet, transları önce dışlıyor sokağa atıyor seks işçiliğine mecbur bırakıyor sonra da niye seks işçiliği yapıyorsun diye bir daha yargılıyor. Türkiye’de başta toplum olmak üzere translara karşı zihniyet değişse aslında topluma ve devlete faydalı olacak işlerde çalışacak potansiyele sahip birçok trans birey var. Ama maalesef hiçbir şey yapılmıyor.

Son olarak trans bireylere söylemek istediğiniz, vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Trans bireylerin öncelikle bilinçli ve akıllı olmalarını kendilerini geliştirmelerini istiyorum çünkü yaşadıkları hayat zor, hayatlarını daha da zorlaştıracak şeyler yapmasınlar. Çalışıp paralarını kazansınlar ileride maddi zorluk yaşamamaları için birikim yapsınlar, kendilerini geliştirip geleceklerini kursunlar. Trans bireylerin çoğu gece hayatına uyuşturucu ortamına giriyor, kendilerine zarar verecek şeyler yapıp hayatlarını mahvediyorlar. Hayat her şeye rağmen güzel ve bu hayatı en güzel şekilde yaşamak transların da hakkı. Kendilerine zarar verecek her şeyden uzak durmalarını tavsiye ediyorum. Bu hayat yaşamaya değer ve dolu dolu yaşasınlar. Bu hayatın bir tekrarı daha yok.

Samimi cevaplarınız ve bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

[1] Dilpaqij, güvenliği için kimliğini gizleyerek Türkçe temiz kalpli anlamına gelen bu rumuzu kullanmayı tercih etmiştir.