Hebhinark

 

Çiçekli Fistandan Yorgan

16 yaşlarında evlenmişti. Kendisini nelerin beklediğinden ve evliliğin sorumluluğundan bihaber alınan kumaşların desenlerine kaptırmıştı küçük kalbini. Her bayram kendisine sadece bir kumaş alınırken bu kez bir sürü kumaşı vardı! Acaba hangi kumaşını köydeki hangi kadına diktirse? Hangisinin işlemesi nasıl olsa? Hiç aklına gelmemişti bir gün doğurduğu küçük bir kız çoğunun yorganına nevresim bulamadığı için çocuk sevinciyle diktirdiği çiçekli fistanını giymeden ona yorgan yüzü yapacağını. Yine düşünmemişti, ismini bile bilmediği şehirlerde kızının okuyacağını ve gittiği her şehre fistanlı yorganını da götürecek kadar çok seveceğini. O belki pek giyemedi çiçekli mor fistanını ama kızı onun fedakârlığını hiç unutmadı. Gittiği yerlerde ne zaman bir zorlukla karşılaşsa, gece başını o yorganın altına koyup annesini hayal ederek buldu çıkış yollarını…



Kırmızı Alfabe

Siz hiç beyaz mürekkepten kırmızı alfabenin oluştuğunu gördünüz mü? O gördü. İlkokulu bitirdikten sonra okula gitmeye imkânı olmayan küçük bir kızın dünyasıydı bu. Etraftakiler onun okul tutkusundan vazgeçip çeyiz yaptığını sanıyordu. Herkese göre okula gitme krizi sona ermişti. Ama o elinde tığ yerine dünyanın en sihirli kalemini tuttuğunu hayal ediyordu. Kalemin sihri o kadar büyüktü ki küçük kızın oyası bittiğinde bir mucize oldu ve küçük kız yeniden okula döndü. Bunun sebebi gerçekten sihirli kalem miydi? Hayır! Asıl sihirli olan küçük kızın azmi ve kararlığıydı. O kırmızı alfabeyi çoktan çocukluğunda bırakmıştı. Fakat üniversiteyi bitirip evine döndüğünde annesi oyayı getirip önüne bırakıvermişti. O an her şeyi en baştan hatırladı ve içinden geçirdi “bir kadın isterse yapar.” Küçük kız şimdilerde hayalini kurduğu mesleği aşkla yapıyor.

Share :
You may also like
İçindekiler
Sayı 01
Büyükanne
Sayı 01